ESİDER'in yapılanma sürecinde en çok hangisini beğendiniz?
 
Ostim Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü Yönetim Kurulu Başkanı Orhan AYDIN anlattı…

çevreye en az zararla maksimum düzeyde tasarruf:
YEŞİL BİNALAR
ülkemizin ilk hizmete giren yüksek performanslı yeşil binası
TRSAYAÇ’a, YÜKSEK PERFORMANSLI OSTİM YEŞİL BİNASINI; Ostim Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü Yönetim Kurulu Başkanı Orhan AYDIN anlattı…


Enerji tasarrufu gün geçtikçe daha çok kişi tarafından önemsenmeye başlıyor. Ülkemizde bu olguyu önemsemekle yetinmeyip, hayata geçiren kurumlardan biri OSTİM İDARİ. 5.000 firma ve 50.000 çalışanın faaliyet gösterdiği Ostim İdari Binası’nda, Ostim Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü Yönetim Kurulu Başkanı Orhan AYDIN, yenilenebilir enerji ve çevre duyarlılığını “YÜKSEK PERFORMANSLI YEŞİL BİNA” projesiyle somutlaştırdı...

Bölgenin yönetim merkezi olarak hizmet verecek olan akıllı bina, enerjisinin çoğunu güneş panelleri ve rüzgâr türbini ile sağlayacak. Ostim Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü Yönetim Kurulu Başkanı Orhan AYDIN ile YÜKSEK PERFORMANSLI YEŞİL BİNA projesini konuştuk, keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…

Günümüzde rüzgârı kullanan şirketler var, güneş panellerini kullanan kurumlar var, alternatif enerjinin değişik kollarını kimi alanlarda hayata geçiren birçok kurum söz konusu. Yalnız, yeşil binanın konuşulan özelliği, tüm alternatif sistemleri bir araya toplaması, hepsini birden uygulaması.

Tüm bunlar kadar önemli olan bir unsur, çevreye en az zararla maksimum düzeyde tasarruf sağlamak. Bu uygulamanın ülkemizdeki örnekleri ise henüz oldukça yeni. Medyada gündemde olan, bu uygulamaları birleştiren Diyarbakır Güneş Evi’nden sonra ikinci duyduğumuz komplike yeşil yapı; Ostim İdari Binası. Türkiye’de ki bu yeni uygulama, farklı bir bakış açısının doğduğunun da göstergesidir.

Çevreyi korumada örnek gösterilen bu binadaki tüm yapı elemanlarının seçiminde, geri kazanım, yerel tedarik, minimum inşaat artığı, en az gömülü enerji ve ekserji kullanımı, zararlı kimyasal madde bulundurmama gibi kıstaslar göz önünde tutulan yapıda Şubat ayından itibaren Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, yabancı heyetler ve üniversitelerin ziyaret ettiği bina, Türkiye’nin ilk hizmete giren yüksek performanslı yeşil binasıdır.



Binanın fonksiyonları arasında ileri düzey sürekli eğitim merkezi, bina ve malzeme sertifikasyonuna yönelik Ar-Ge altyapısı, bina performansının geliştirilmesi, laboratuvar ve bir mükemmeliyet merkezi işlevlerini de üstlenmekte. Daha şimdiden bina bilgileri ve tanıtımı ulusal ve uluslararası dergilerde boy göstermeye başladı.

Bu yapı, Türkiye’nin ilk hizmete giren yüksek performanslı yeşil binası olup, fonksiyonları arasında ileri düzey sürekli eğitim merkezi halindeyse, henüz alternatif enerji kaynaklarının hepsini bir araya toplayan yeşil bina uygulaması yoksa sadece yeşil binaların fikri varsa, bir isim kalkıp da yeşil bina teknolojisini Ankara’nın merkezine örnek olacak yeşil bina inşa ediyorsa, durup düşünmek lazım.

Orhan Bey, üstelik yapının inşasında  USGBC’nin (United States Green Building Council) yayımladığı, LEED (Enerji ve çevresel tasarımda öncülük) yeşil bina sertifikasyonunun en üst düzeyi olan, platin sınıfında yer alması için  ASHRAE yüksek performans kriterleri dikkate alınmış.  Bu noktada bize, ‘Henüz kimse bu işe girişmemişken bu konu nasıl aklınıza geldi?’ diye sormak kalır.


Bölgemizi kalkındırmak üzere yola çıktık. Genel kalkınma mantığıyla bir araştırma yaptık Ostim’de. Bu araştırmanın sonucunda bizim ilgilenmemiz gereken önemli başlıklar çıktı. Savunma Sanayine yönelik Ankara’da bir potansiyelin,  iş ve inşaat makineleriyle ilgili ve üçüncü olarak da medikal ve sağlıkla ilgili bir potansiyelin olduğunu gördük.  Bu sektörleri örgütlersek, üniversiteyle, kamuyla, sivil toplumla, yerel yönetimlerle bunları bir küme mantığı biçiminde harekete geçirirsek; şirketlerimizi kalkındırırız, bölgemizi kalkındırırız ve en önemlisi şehrimizi kalkındırırız.

Böyle bir felsefe koyduk ortaya ve bunun bilimsel anlamda araştırmasını da yaptık. Bu araştırmalar içinde saydıklarımız, mevcut potansiyelimiz. Gelecekte yıldız olabilecek sektörler üzerinde kafa yorduğumuzda ise, önümüze temiz ve yenilenebilir enerji çıktı. Bu konuyla ilgili yazıları, seminerleri, panelleri ve dergileri zaten takip ediyorduk. Ama bunların hepsinin kâğıt üzerinde olduğunu gördüm. Herkes konuşuyor, yazıyor ancak icraat yapan yok. Bu platformlara girince ‘Zaten kendimize bir idari binası yapacağız, bu vizyonu kendimize uygulayalım. Yeni binamız tamamıyla yeşil bina özelliklerine sahip olsun’ diye düşündük. Dünya âleme de -olması gerekenin bu olduğunu- göstermek istedik. Bu düşünceyle yola çıktık ve sonunda da ortaya güzel bir şey çıktı.

‘Bilimsel ve altını dolduracak bir çalışma olsun istedik.’ diyorsunuz; bu yönde ne tür çalışmalarınız oldu?


Türkiye’de bu işi en iyi bilenleri bir araya getirdik. Başkent Üniversitesi, ODTÜ ve Amerika’da eğitim görmüş bir hocamız olan, Birol Kılkış’dan danışmanlık aldık. Ayrıca ekibimiz de çok güçlü. Herkese örnek olabilecek bir bina yaptık.

Ülkemizde diğer yeşil bina uygulamalarını nasıl buluyorsunuz?


Diğer ülkelerde sunum yaptığımızda, Türkiye’de yeşil bina kullanım durumunu ve kendimizi kıyasladık. Diyarbakır, Pamukkale Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Muğla ve Akdeniz Üniversitesi’nde ki çalışmaları da biliyoruz. Oradakiler daha çok üniversite kampüsünde, ‘Yeşil bina olursa, bu şekilde bir yapı olur düşüncesiyle, örnek teşkil etmesi amacıyla yapılmış  çalışmalar. Böyle bir uygulama olursa nasıl olur?’ diyerek tasarlanmış.

Ostim yeşil binanın farkı nedir?


Bizim binamız yaşam amaçlı olarak yapıldı. Böyle bir binada yaşanabileceğini, ekonomik olabileceğini ve görsel olarak da çok şık olacağını gösterdik. Ortalıkta konuşulan, yazılan, çizilen bütün uygulamaları bu binaya koyduk. Yeni uygulamaları da getireceğiz. Burada henüz olmayanlar da var. Örneğin, Hidrojen yok, onu da koyacağız. Başka ne yok diyeceksiniz? Yazın sıcağın, kışın soğuğun depolanması yok. Ziraat Fakültesi’nden hocamızla o uygulamaları da getireceğiz. Ostim İdari Binası’nda, kitaplarda gördüğünüz temiz/ yenilenebilir/ geleceğin enerjisi vb. bütün kavramların uygulamasını görmüş oluyoruz.

Bu yenilikçi bakış açısı nereden geliyor Orhan Bey? Biz de “Eski köye yeni adet getirme” diye bir atasözü vardır.

Bütün yeni adetler burada var. Bizim bölgesel olarak da böyle bir dinamizmimiz var. Burada yaptığımız çalışmaların hepsi Türkiye’ye örnek ve model olabilecek çalışmalardır.

Organize sanayiler içinde adınız örnek gösteriliyor. Doğal gazdan ve elektrikten ayrı şekilde tasarruf; idari olarak işletme, yöneticilik kısacası bütün olarak örnek gösteriliyorsunuz.


Türkiye’de ki Organize Sanayi Bölgeleri’nin üst kuruluşu var. Hatay’da bir toplantı yapıldı ve buradaki uygulamalarımızı örnek olarak diğer bölgelerimize de anlattık. Şu anda bu uygulamalar ile ilgili yoğun talep alıyoruz. Bu binanın nasıl yapıldığı, tasarımı, farklı mimarisi üzerine ekip oluştu. Artık başka yelere de bu binayı yapabilecek, yaptırabilecek donanıma sahip olduk.

Sanırım, enerji miktarını da gözleyebileceksiniz. Bu nasıl oluyor?


Tabii, biz dijital ekrandan ürettiğimiz enerjiyi de görebiliyor olacağız. Güneşten, rüzgârdan, topraktan ne alıyoruz, karbondioksit olarak ne kazanıyoruz ne kaybediyoruz. Bunları da görsel olarak takip edebiliyor olacağız. Ayrıca internetten de takip edebileceğiz.

Almanya’ya gittiğimiz de Türkiye Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın kümelenmeyle ilgili örneklerini gezdirdiler. Yeşil bina ile ilgili enteresan bir anımı anlatayım: Üniversitede, güneş enerjisi ile uygulamalarını anlatıyorlardı. “Burada bir yeşil bina yapıldı, binaya güneş panellerini koyduk, diğer enerji türlerinin hepsini de uyguladık” dediler. Bu arada bizim heyet dahil bütün dinleyiciler hayranlıkla yeşil bina yapılanmasının ayrıntılarını dinlerken; ‘Bir dakika’ dedim.

Buradan sonra lafı daha fazla dinleyemeyecektim çünkü biz çok daha iyisini yapmaktayız. Yeşil Bina kitapçığını konukların her birine dağıttım. ‘Bu beyefendinin anlattıklarının hepsi ve fazlası, -kojenarasyon, doğal gazdan elektrik üretimi, artı ısı üretimi, rüzgâr vb. - Ostim İdari Binası’nda bulunmakta. Bunları biz uyguladık, Türkiye’de görebilirsiniz.’ dedim.

Evet, duyduğumuz kadarıyla temiz enerjiyle ilgili bir kümemiz de var.


 Temiz ve yenilenebilir enerjiyle ilgili firmaların hepsini bir araya getirdik. Gazi Üniversitesi’nde Temiz Enerji Araştırmaları Merkezi, Hacettepe Üniversitesi’nde Temiz Enerji Evi var. Oradaki çalışmalarda faaliyet gösteren hocalarımızı buradaki üretim yapan firmalarımızla -Organize Sanayi Bölgesi’yle, Kosgeb ile ve Elektrik İşleri Etüd İdaresi- müştereken bir yolculuğa çıkıyoruz. Burada bırakmıyoruz işi.

Bu yolculuğun sonraki durağında ne gibi haberler var Orhan Bey? Şimdiden ufak bir ip ucu verebilir misiniz?


Daha geniş olarak bir Park tasarımımız var. 60.000m2’lik bir alanda ısı verimliliği ve temiz enerjiyle ilgili bütün uygulamaların olduğu, Türkiye’de hiç olmayan bir çalışma.

Nerede olacak?


Ostim’de olacak. Enerji Bakanlığı’na bu alanı tahsis ettik. Burada parkın proje çalışmaları yapılıyor. Yeşil binadan sonra parkı yapacağız. Parktan sonra da sıfır enerjili Sanayi Bölgesi yapacağız.

Ostim İdari Binasının her anlamda kurumlara uygulamalarıyla örnek olacağını düşünüyoruz. Ostim Yeşil Bina’nın faaliyete açılmasıyla, marka olarak bildiğimiz şirketler neden bunca zamandır yeşil enerjileri kullanmamışlar, tüm bu sorular masaya yatırılıp tekrar sorulacak ve şimdiye kadarki yeşil enerjiye karşı bakış açısı kökten değişime girecektir. Bir çok özel- kamusal kuruluş bundan sonra, temiz/ yenilebilir enerjilerin kullanımına geçecektir. Sonrasında ise, elde edilen tasarrufu fark edince, “Biz neden daha önce geçmemişiz” diyeceklerdir.

 Enerji kaynaklarının bu denli azaldığı bir çağda yaşarken, verdiğiniz bilgiler sektör açısından, ülkemiz açısından oldukça yararlı. TRSAYAÇ’ın bu sayısındaki dosya konusunu ‘bina verimliliği’ seçmişken, sizin gibi değerli bir isimle yeşil bina konusunda söyleşmek çok yerinde ve keyifli oldu. Bu keyifli sohbet için sonsuz teşekkürler…


Sayın Orhan Aydın ile keyifli sohbetimizin ardından TRSAYAÇ olarak, bu kadar çok konuşulan Türkiye’nin ilk hizmete giren yüksek performanslı yeşil binasını gezmek ve bilgi edinmek istedik. Yeşil binanın nasıl bir yapıya benzediğini görmek ne de olsa bizim için de bir ilk teşkil ediyordu. Yeşil binayı gezerken Ostim İdari Binası inşaat mühendislerinden Sayın İrfan Toğrul eşlik etti ve yeşil binanın neden farklı bir yapı olduğunu açıklayıp, yapının teknik özelliklerinden ve ayrıntılarından bahsetti… İşte yeşil binayı, Türkiye’de ilk kılan ve uluslararası yayınlarda sıkça sözü edilen Ostim Yeşil Bina…

Yeşil bina nedir? Okuyucularımız yeşil bina denildiğinde ne anlamalı? Yeşil binanın enerji verimliliğinden nasıl faydalandırılır? Yapılandırmanın, ses yalıtımının, ısı yalıtımının bir arada olduğu bir bina mı?


Tüm bu özelliklerin yanı sıra, binanın çevreye duyarlı olması en önemli özelliğidir. Binada önemli olan diğer bir özellik sıfır karbon salınımı yapmasıdır. Binanın çevreye duyarlılığını daha çok arttıran bir unsur ise arıtma tesisidir. Suyun arıtılması, binanın atık suyunun – çevrede, bahçede toplanan, çatılardan inen, yağmur sularının- arıtılarak tekrar kullanılması demektir.
Atık suyun tekrar kullanılmasını sağladığımız için çevreye katkımız var. Bunun dışında doğal gazda bir kojenarasyon sistemi kuracağız.

Kojenarasyon sistemi, nasıl bir sistemdir?


Kojenarasyon sistemi elektrik üreten bir sistemdir. Elektrikten açığa çıkan enerjiyle de ısı üretimi yapılıyor. Açığa çıkan ısıyı bina içindeki ısıtmada kullanıyoruz.

Doğal gazı elektrik enerjisine mi dönüştürüyorsunuz?


Kojenarasyon dediğim cihazla doğal gaz, elektrik enerjisine dönüşüyor. Ayrıca açığa bir ısı çıkıyor. O açığa çıkan ısıyı yine binanın ısıtmasında kullanıyoruz.

Yeşil binanın diğer bir özelliği toprakta bulunan sabit ısıyı kullanmak için ısı pompası kullanacağız.

Toprakta bir ısı mı var?


Toprakta sabit bir ısı var ve değişmiyor. Isı pompasının asıl işlevlerinden birisi de kışın ısıtmada kullanmamız, yazın da içeriye koyduğumuz buz tankıyla ön koşullandırma yaparak soğutma yapmamız. Isı pompasını kullanmak üzere 100m’lik bir kuyu açtık. Kuyuda 17,5 derece sabit sıcaklığı yakaladık. Burada toprağın ısıl kapasiteleriyle ilgili bazı deney sonuçlarını elde ettik.

Diğer binaların karbon salınımı çok mu yüksek?


Enerji eğer yeşil bina değil ise mutlaka bir karbon salınımı oluyor. Atmosferde karbonun yol açtığı olumsuz etkileri anlatmaya gerek yok, bunu önlediğimiz zaman sıfır karbon salınımı olacak.

Ama yeşil binanın yapımında da doğal gaz, elektrik kullanılıyor. Nasıl karbon salınımı olmuyor?


Isı tesisatının içinde su dolanıyor. Yerden ısıtma var. Bu su ısınarak borulara gittiği için, ayrıca tromp duvarından, ısı pompasından ısınmış havayı da  binaya sevk ettiğimiz için ortaya çıkan bir karbon olmuyor. Böylece bir şeyi yakıp da dışarıya karbon salgılanmıyor.

Peyzaj düzenlemesinde yağmur sularını da kullanıyorsunuz değil mi?


Peyzaj düzenlememiz henüz bitmedi. Peyzaj düzenlemesinde arazi kotundan da faydalanarak, sahaya düşen yağmur, ilk önce bitkiler tarafından emilir. Süzülen sular ızgaralarda toplanacak, ızgaralardan toplama bacasına gelecek.

Toplama bacasıyla, atık su bacamız yan yana zaten. Karma bir tank olan atık su arıtma tankı yaptırdık: hem atık suyu arıtıyor, hem yağmur suyunu arıtıyor. Su, toplama havuzlarında toplanıp pompa ile arıtma tankına basılacak. Arıtma tankının içinde, bazı hidrasyon işlemlerinden geçtikten sonra kullanıma hazır olmak üzere depolanacak. Biz istediğimizde bu suyu kullanabileceğiz. Artı tuvalet rezervuarlarında bunu, temizlik amaçlı kullanacağız. Hedeflediğimiz su tasarrufu yüzde 50. Bizim idaremize gelen su faturası aylık 2000TL’yi buluyor. Bunun 1000TL’ye düştüğünü düşünün.

İnşaat ne zaman başladı ve yeşil binada yaşama ne zaman başlayacaksınız?


Ekim ayının ortasında biz buranın iç düzenlemesine başladık, Ocak ayının ortasında da bu haline getirdik. Ortalama iki ya da üç aylık dönem içerisinde faaliyete girmesini hedefliyoruz.

Tüm bunlar ne kadar masraf oldu?


Tahminen böyle bir bina yapmakla, yapmamak arasında 750.000TL gibi bir fark var.

Kullandığımız ekstra malzemeler kojenarasyon sistemi, arıtma, ısı pompası, ısı pompası için kullanılan kuyular, klima santrali ve buz santrali ve bir de tromp duvar yaptık. Bunların getirdiği maliyet yukarıdakine yakın, belki geçer. Bunun dışında içeride kullandığımız demontable bölmeler var, ahşap bölücüler. Bunu tercih etmemizin sebebi tekrar kullanma özelliğinin olmasıdır. Bunları bir binadan söküp başka bina da kullanabiliyorsunuz. Bu da bir kriter. Biz binamızı büro mantığıyla yapacağımız için en uygun malzeme ahşaptı. Hem de çok daha şık bir mekân elde ettik.

Kendi elektriğinizi kendiniz mi üretiyorsunuz?


Evet, doğal gaz çevrim santralimiz var. Ayrıca yeniliklerimiz bununla da sınırlı değil:
Türkiye’de ilk defa Ön Ödemeli Elektrik Sayaçları’nı biz kullanıyoruz, ilk kez burada test ediliyor. Bununla birlikte ilk defa kredi kartıyla elektrik satıyoruz.

Ostim İdari binası, enerji tasarrufunun en iyi şekilde örneklenmesini ve uygulanmasını gerçekleştirecek bir model olmak üzere tasarımlanmış olup Amerikan Yeşil Bina Konseyinin LEED Platin Bina Sertifikası alacak düzeyde ASHRAE yüksek performans binaları genel kriterlerine uygun olarak inşa edilmektedir, değil mi? Platini almanızın nedeni metroya yakınlığı, hiç ağaç kesilmemesi vb. unsurlar mı?


Burada 42 kriter var. Bunlarda puan getiriyor. Örneğin toplu taşıma araçları sistemine yakınsınız, ağaç kesmediniz, suyu arıttınız, kojenarasyon kullandınız, elektriği ürettiniz, güneşten yararlandınız…

Rüzgârdan yararlandınız mı?


Yararlanacağız. Peyzajda rüzgârgülü koyacağız. Onunla da elektrik üretip, çevre aydınlatmaya katkı da bulunacağız. Otoparkımızın üzerinde fotovoltoidler olacak. Bu fotovoltoidlerde elektrikle çalışan hibrid araç alacağız. Çevre güvenlik ekibimiz bu araçla rutin olarak Ostim sokaklarını gezmek zorunda. Tespitlerini yapıyorlar.

Güneş enerjisi kullanılan, rüzgârdan, toprak ısısından, atık suların dönüştürülmesinden yararlanılan; tüm tasarruf uygulamalarının kullanıldığı binalarda ilk başta yüksek maliyet söz konusu.  Yeşil binalarla ilgili şöyle yanlış bir kanı var: ‘O kadar para niye harcayalım, çok büyük meblağ, ne gerek var?’ deniliyor. Ancak yapılan tasarruf o kadar büyük ki, bir süre sonra aradaki farkı kendi kendine kapatıyor.


Bizim burada böyle bir beklentimiz var. Ancak bundan ziyade Organize Sanayi Bölgesi’nde çok iyi firmalar var. Maalesef bu firmalarda ‘gün ışığı aydınlatma’ yapılmıyor. Gün ışığı aydınlatmasında yukarıdaki bir fanusla güneş ışığı toplanıyor, aşağıya yansıtılıyor. Gün ışığı aydınlatma -özellikle Ostim’de ki firmaların hepsi tek cephe olduğu için- çok önemli. Binaların arkaları hep karanlık, gün boyu elektrik kullanmak zorundalar. Hâlbuki bu cihazdan –gün ışığı aydınlatmadan-  birkaç tane kullanarak elektrikten müthiş bir tasarruf yapabilirler.

Bu kriterleri biraz açar mısınız?


Şimdi şu da önemli. Yeşil binada sipariş ettiğiniz tüm malzemeleri elde ederken dahi doğaya zarar vermemelisiniz. Nasıl diyeceksiniz? Bunların her biri kriterlerle ilgili. Bunlara uymadığınızda yaptığınız ev yine tasarruflu olur ama platin kapsamına girmez. 9 liraya İstanbul’da bulduğunuz malı buraya getirirsek, kamyonun harcadığı mazot, puan kaybına neden oluyor. Çünkü gereksiz bir enerji harcanmış oluyor. Bir doğal kaynak kullanılmış oluyor. Bunlara dikkat ettik, genelde Ostim’den aldığımız fiyatlar uygundur.
Tromb duvarı var binanın ön tarafında. Güney cepheye yapıldı.

Tromb duvar nedir?


İçeriye giren hava belli bir derecede. Bu camlar özel camlar. Güneş ısısından faydalanan camlar.  İçerideki hava ısınıyor, yükseliyor belli bir kıvama geliyor ve ısıtmada kullanılıyor. Binanın dış duvarına camlardan yapılmış kesit duvar düşünün, arada 80cm boşluk var. boşlukta o havayı ısıtıyor, ısınmış hava binanın içine giriyor.

Binada yapılan ısıtmada DeltaT’lerden faydalanıyoruz. Bir odanız ne kadar soğuksa orayı ısıtmak için o kadar çok enerji harcarsınız. Odanız 5 dereceyse, 20 dereceye çıkarmak için 15 derecelik bir ısı artışına ihtiyaç duyarsınız. 15 derece ısı artışı yapmak için (m.c=Dt ) harcayacağınız bir enerji vardır. O odanın sıcaklığını doğal yollarla 13-15 dereceye çekerseniz; 5 derecelik ısıtma yapmak zorunda kalırsınız. Isı pompanızı veya kojenarasyondan alacağınız ısıyı o kadar çalıştırmak zorunda kalırsınız. Buradan da bir enerji tasarrufu sağlanıyor. Bu odanın içerisinden tromb duvarına doğru açılan pencereler var. Pencereleri açtığınızda tromb duvarının aldığı ısı, odanın ısısıyla birbirine karışıp belli bir sıcaklığa geliyor. En basitinden böyle bir faydası var.

İçeri girdiğimizde, bahsettiğim demondtablelar var. Bu demondtableların aralarında çift cam bulunur ve içlerinde jaluzilidir. Bunları kullanmamızın sebebi, her iki cephede de ışık alabilmemizi sağlıyor. Hatta üçüncü bir cephemiz de var. Işığın odalar arasında güzel harmanlanması, odalardan geçerek aydınlatmada ekonomi sağlaması tabii büyük avantaj. Onun dışında ilgi çekici başka bir nokta ise, hava kanallarının mikrop üretmemesi.

Bu ayrıntıları paylaştığınız için çok teşekkür ederiz.


Ostim İdari Binası olarak, biz teşekkür ederiz. Son olarak yapının neden önemli olduğunu anlamak için şunu diyebiliriz: Binadan %40 enerji tasarrufu sağladığımızı düşünelim. Farz edelim, Türkiye’de ki bütün binalar yeşil bina oldu. Dışarıdan doğal gaz almak -dışa bağımlılık- bitecek. Bu sektör, bu yüzden çok önemli. Ayrıca, Türkiye’de üretilmeyen malzemeler var. Bunların Türkiye’de üretilmesi şart. Bu anlamda üreticilerin önlerine, geleceğe, çağın teknolojisine bakması gerekiyor. Asıl tasarruf bu bilinci benimsediğimizde sağlanacaktır.