ESİDER'in yapılanma sürecinde en çok hangisini beğendiniz?
 
Tedaş Genel Müdürü Haşim Keklik ile sohbet
ELEKTRİĞİNİ ÜRETENİ DESTEKLİYORUZ

Çocukluğundan itibaren gözü yükseklerde oldu. Hırslı fakat alçak gönüllü yapısı başarıyı getiren etkenlerden...

Liseyi okurken mutlaka teknik üniversiteye gideceğim ve mutlaka elektronik okuyacağım diye kafaya koydu ve çok çalıştı. Nitekim öyle de oldu. İdealini gerçekleştirdi.

İngilizce eğitim yapan bir okulda mastır yapmayı, hep düşündü. İstanbul Teknik Üniversitesine girerken aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi’ni de kazanmıştı. Fakat o zamanlar Boğaziçi Üniversitesi  –kolejden dönüp üniversite olduğu için-  paralıydı.       O yüzden açık bir puan farkıyla kazanmış olmasına rağmen Boğaziçi Üniversitesi’ne gidemedi. İstanbul Teknik Üniversitesi’ne gitti fakat ingilizce öğrenmek istiyordu. Bu nedenle Odtü,  hem hazırlık okuması hem de yüksek lisansı yapması bakımından ayrı bir anlam taşıyordu. İngilizce eğitim veren okulda okumak hep ideali oldu; o da gerçekleşmiş oldu.

1979’da İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Elektrik Mühendisliğini bitirdi.
Odtü’de yüksek lisans yaptı. Ardından doktoraya başladı. Fakat tez aşamasında doktorayı bıraktı. 1980–89 arasında Gazi Üniversitesi’de öğretim üyesi olarak, 1989–2003 arası Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nda çalıştı. Buradaki görevi daha çok havacılık projeleriydi. Uçak,  helikopter projeleri ve elektronik sistemlerin koordinatörlüğünü yaptı.

İdareci olarak üst seviyede olmayı hep istedi ve bunun için çalışmaktan kaçınmadı. 2003 sonrasında Tedaş Genel Müdürlüğü’ne atanmasıyla bu idealini gerçekleştirdi.

Sanayi tarifesine dört yıl boyunca zam yapılmadan %5 indirim yapılmasında etkin olan genel müdür oldu. Bunun nasıl olduğunu sorduğumuzda ise şu yanıtı aldık: ‘ Enerji Bakanlığı’nın, enerji kitlerinin ve hepsinin kolektif çalışmasının sonucu oldu. Aramızda iş birliği, sistem ve düzen var. Burada bakanlığın ciddi bir koordinasyonu ve bütün arkadaşlarımızın çok ciddi bir gayreti vardı.’

TR SAYAÇ olarak sorduk:


     TR SAYAÇ- Elektrik depolanamayan bir enerji kaynağıdır. Örneğin hafta sonu kullanılamayan ve boşa giden enerjiyi depolarız, pazartesi kullanırız dememiz mümkün değil.
Sanayi kuruluşlarının da hafta sonu kapalı olması dolayısıyla hafta içi elektrik kullanımına daha fazla yüklenilmektedir. Hafta sonu kullanılacak elektriğin daha ucuz olması hem halkımızı hem de fabrikaları hafta sonu elektrik kullanımına yönlendirecektir. Sadece hafta sonu çöpe atmadığımız elektrikle – bu yolla elde ettiğimiz karla- bir yılda bir baraja sahip olabilmemiz mümkün. Bir bakıma, bir barajın maliyetini sağlayacak miktarda kazancı es geçmekteyiz. Bu anlamda hafta sonu tarifesinin (T4) gündeme getirilmesi söz konusu mu?


Bu konuda bizim bir çalışmamız var. Ancak bu bir tek bizim çalışmamızla olmaz. Enerji aldığımız EÜAŞ olsun, TEDAŞ olsun; hatta enerjiyi özel şirketlerden aldığımız zaman, onların da bu tarifeden fiyatlarını belirlemeleri gerekiyor. Dolayısıyla T4 uygulaması sadece bizim -kurum olarak-  bir uygulamamız olmayacak. Aynı şekilde enerji aldığımız taraflarda da -T4 uygulamasıyla ilgili olarak- alacağımız enerji uygulamasını bilmemiz lazım. Bu konuda bir çalışmamız var ama bir uygulamaya geçmiş değiliz. T4 için bir tarife hazırlanacak, sonuçlanacak ondan sonra EPDK’ya sunulacak. EPDK T4’ü onayladığı zaman uygulanmaya başlayacak. Sayaçlarda T4 var ama daha kullanılmıyor.


TR SAYAÇ-  Alternatif enerji kaynaklarıyla ilgili teşvik programı söz konusu mu?  Örneğin: rüzgâr, güneş, hidrojen üzerinden enerji elde etmek vb…
Şu da olabilir;
Örneğin küçük işletmelerin ya da nehir kıyısında bulunan bir kasabanın küçük bir değirmenle- tribün koyup kendi elektriğini üretmesi teşvik edilebilir mi?

Zaten yenilenebilir enerji kaynakları hususunda bir kanun var. Bir fiyat düzenlemesi var. Yenilenebilir enerji kaynağı üreten firmalardan direk alım konusunda zaten bir mevzuat alt yapısı var. Bu enerji kaynaklarını üreten üreticilerin enerjilerini almakla mükellefiz. Belli bir süre ve belli bir fiyat da söz konusu. Bu hem teşvik vazifesi görmekte. Bu alternatif enerji daha çok hidrolik olabilir rüzgâr olabilir... Kendileri piyasaya satabilirler ama satamadıkları zaman zaten dağıtım şirketleri bunu belli bir fiyattan almakla yükümlüler.


TR SAYAÇ-. Özelleştirmelerde son durum nedir? 16 bölgede özelleştirme söz konusu sanırım. Ayrıca ilgi çeken bir konu: iki kez ihale yapıldı, iki kez iptal edildi. Bu konuda ki ayrıntılar neler?
İptal edilmedi, sadece bir erteleme oldu.
TR SAYAÇ-  Seçimlerden sonrasına ertelendi.
Belli alt yapıların yapılmasından sonra gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Tabii ne zaman yapılacağını bilemiyorum. Özelleştirmeyle ilgili ihalelerin takvimlerini özelleştirme idaresi takip ediyor.

     TR SAYAÇ- Sayaçlarda normal (T4) tarifeli sayaçların yanı sıra başka sayaçlarda yeni teknolojilerin - uygulamaların gündeme getirilmesi ve bunların kullanımı söz konusu.
 Örnek verecek olursak;
  • uzaktan okuma,
  • ön ödemeli sayaç,
  • radyo kablosuz,
  • PLC (elektrik hatları üzerinden) gibi teknolojiler bunlardan bazıları.
 Bu konu değişik ihaleler de yapıldı. Son durum nedir? Nasıl bir uygulama olacağı belli mi?
Bütün bunların hepsi yapılabilir. Radyo olabilir, PLC olabilir. Bu teknolojilerin hepsi var. Türkiye’de bunlar yapılabiliyor. Biz şirketlerin bu tür uygulamalarına  -sistemlerini denemek açısından yardımcı da olabiliyoruz.

Ancak bu güne kadar şirketimiz bünyesinde böyle bir sistemi almış değiliz. Bu tabi hem uzun süren hem de pahalı bir proje. Yaptığımız zaman Türkiye’nin birçok yerinde bunu uygulamak lazım. Biz şirket olarak özelleştirme programında olduğumuz için bu uzun vadeli projeyi yapmak yerine; özelleştirmede, satın alan şirketlerin kendilerinin yapması daha uygun olacağını düşünüyoruz.